Basit bir su haritası, parselin üzerinde suyun görüldüğü yerlerle olası hareket yollarını bir arada gösterir. Binanın sınırı, bahçe kapıları, yürüyüş yolları, merdivenler, araç girişleri ve bilinen toplama noktaları bu haritanın anlaşılmasını sağlar. Kullanıcının hazırladığı çizimin ölçülü proje olması gerekmez; gözlem krokisi olarak tanımlanması yeterlidir. Su görülen alanlar tarihleriyle işaretlenebilir. Yağışta fark edilen hareket yönleri de kesin güzergâh iddiasına dönüştürülmeden gösterilebilir. Bu ilk kroki, teknik ekibin sahadaki ölçümlerini yerleştireceği ortak bir anlatım zemini oluşturur. Yalnız bodrum fotoğrafı göndermekten daha geniş bir çevre bilgisi sunar.
Haritada suyun toplandığı alan ile zararın veya kullanım kaybının görüldüğü alan farklı işaretlenmelidir. Bazen sorun, birikintinin kendisinden çok bu birikintinin bina girişine veya duvar birleşimine yönelmesidir. Hangi alanın korunacağı netleştiğinde, önerilen müdahalenin bu alanla ilişkisi görülebilir. Aynı çizimde bütün suyun tek noktadan geldiğini varsaymak yerine farklı olası yollar gösterilebilir. Keşif ilerledikçe doğrulanan yollar belirginleştirilir, doğrulanmayanlar not olarak kalır. Böyle bir harita, farklı ekiplerin aynı köşe için farklı isimler kullanmasından kaynaklanan anlaşmazlıkları da azaltır. Konumlar sabit yapı elemanlarıyla tarif edildiğinde iletişim daha açık olur.
Son değerlendirme krokisi, başlangıçtaki kullanıcı çiziminin aynısı olmak zorunda değildir. Ölçümler yeni bir alçak nokta, bilinmeyen bağlantı veya beklenenden farklı bir akış yönü gösterebilir. Değişikliklerin neden yapıldığını görmek, önerinin anlaşılmasına yardım eder. Haritanın üzerinde bakıma erişim alanları ve korunacak peyzaj unsurları da yer alabilir. Ancak bütün bilgiyi tek sayfaya sığdırmak okunabilirliği azaltıyorsa gözlem haritası, uygulama planı ve bakım planı ayrı hazırlanır. Mülk sahibinin ihtiyacı karmaşık bir çizimi çözmek değil, suyun nereden geldiğini, nerede toplandığını ve hangi yolla uzaklaştırılmasının önerildiğini takip edebilmektir.