Bahçede su fark edildiğinde yalnız o andaki genişliğini anlatmak yerine oluşma ve çekilme sırası da paylaşılabilir. Yağmur başlamadan önce zemin kuru muydu, yağıştan sonra bir köşede mi kaldı, ertesi gün sınır daraldı mı gibi bilgiler incelemenin başlangıcını oluşturur. Güvenli bir yerden çekilen fotoğraflar aynı noktadaki davranışı karşılaştırmaya yardımcı olabilir. Fotoğrafın saati ve yağışla ilişkisi de belirtilirse kayıt daha yararlı olur. Bir gün boyunca büyüyen alanla kısa süre sonra kaybolan alan aynı uzaklaşma sorununu göstermeyebilir. Göllenmenin en düşük köşede görünmesi, suyun o köşeden çıktığı anlamını taşımaz. Bahçenin başka tarafından gelen akış burada toplanmış olabilir. Önceki gün aynı noktada yapılan bahçe temizliği veya toprak taşıması da olay sırasına eklenebilir. Bu bilgi, yeni bir malzemenin su hareketini değiştirmiş olabileceği ihtimalini araştırırken işe yarar.
Kayıt tutmak, kullanıcıyı suya yaklaşarak derinlik ölçmeye yönlendirmek değildir. Zeminin kararlı olup olmadığı bilinmeyen birikintiye girilmez. Sınır dışarıdan görülebilen sabit bir bahçe elemanına göre tarif edilebilir. Aynı bölgenin kuru günlerde de ıslak kalması halinde yağmurdan bağımsız kaynaklar araştırmaya katılır. Sulamanın yapıldığı saat biliniyorsa olay kaydında yer alır. Su sadece bina yakınında kalıyorsa kapı, merdiven ve duvarla ilişkisi anlatılır. Ekip bu gözlemi yerinde bulgularla karşılaştırır; müşteri kaydı tek başına teknik teşhis olarak kullanılmaz. Böylece çalışma, genel bahçe ıslaklığı ifadesinden daha belirli bir soruya yönelir.